29 EKİM KUTLAMALARI ÜZERİNE

2012-11-01 00:36:00

          Ankara’dan iki manzara ..             Birincisi Ulus’ta,             Tamamını görmek imkansız tabi , bana olup biteni anlatan bir çift yaşlı göz, birkaç kelam dirayetli söz .. ‘Yürümeliyiz’ diye çalınıyor kulağıma. Elinde limon taşıyan analar var, sanki hepsi 20 yaşında, bir oraya bir buraya koşturuyorlar. Pazardan gelmedikleri aşikar. Belli ki yürüyecekler. O an üstadın gözlerine takılıyor gözlerim. Bilsem de cevabı soruyorum yinede, ‘Nasıl yürüyeceğiz’ diye, duraksamadan yanıtlıyor beni, ‘Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir ORMAN gibi kardeşçesine’.             İkincisi ise hipodromda,             Macbeth edasıyla dikilmiş balkonda,        İçmekte ısrar ettiği sıcak ‘şarabın’, kendisinde yarattığı Hans Landa kafasıyla,        Ne yapacağını düşünür,        Eğer millet şahlanırsa bugün,        İlk mecliste, Ulus’ta !             Kehanete sığınıyor hemen , ‘Birnam ORMANI, Dunsinane’ye yürümedikçe yıkılmayacağım’ diye geçiriyor içinden. Ardından sahneye İdris giriyor, biraz noksandır beyni, efendiyi üzgün görünce güldürmek için bir takla atıveriyor, baktı ortam gergin çıkarıyor baklayı ağzından, ‘ORMAN’ diyor , ‘Geliyor!’ ..             29 Ekim’i Shakespeare yazmadı elbette, ama Tayyip bana hep... Devamı

SEVERİM SAYILARI

2012-09-19 22:16:00

Severim sayıları ,onlarda bana hiç ihanet etmemişlerdir.Birkaç sayıyla anlatılabilecek çok şey var , tarihler bunun güzel bir göstergesi olsa gerek.Yine çok sayı var aklımda.Kimisi Nazım’ı hatırlatıyor , kimisi Kafka’yı.Kafka demişken Prag geliyor aklıma.Yeni bir sayı dizisi daha.  (1-3-5-7-9-7-5-3-1) . Basit bir dizilim.1357 yılının 9. Ayının 7. Günü saat 5:31 .Avrupa’nın kalbinde, bütün ihtişamıyla Ortaçağ’ın sessizliğini haykıran bir köprünün(Charles Bridge) temelinin atıldığı gün.Üzerinde yürürken hislerim daha farklıydı.Fakat bugün sayılar yönlendiriyor duygularımı.Kafka geliyor aklıma , kin besliyorum Ortaçağ’a ..   Sessizliğe ses katan iki isim. Birisinin Josef’i diğerinin Memet’iyim. Köprü hala ayakta bugün. Josef kasap bıçağıyla katledildi.Önemli olan kazandıklarımız değil savaşarak kaybettiklerimizmiş.Memet’in durumu daha vahim.Moskof’ta bir yarım , baba şefkatine hasretim.   Ortaçağ dimdik duruyor karşımızda , Samsa gibi hissetmemizi istiyor , pislik kokan ağzıyla nefret kusuyor suratımıza , kör gözleriyle dağlıyor yüreğimizi , fakat bilmiyor ve yarım aklıyla kavrayamıyor vatan sevgimizi, memleket hasretimizi ..   Vücut bulmuş bir şeytan, karanlığın mahreminde türemiş bir hayvan , kürtajdan kaçıp iktidara yerleşen bir adamı simgeliyor bugün , isimler birbirine karışıyor zamanla, köprü hala duruyor bütün  ihtişamıyla, fakat bilmiyor ve kavrayamıyor yarım aklıyla gün geçtikçe artan kuvvetimizi, irademizi ..     Köprü eriyor her geçen gün altından geçen suyun kudretiyle , gökten yağan her damla daha da güçlendiriyor bizi , taşlara hapsolmuş canavar kalkamıyo... Devamı

TGB’NİN VİETNAM HALK ZAFERİ KAZANIMLARI

2012-09-19 22:09:00

Türkiye Gençlik Birliği ; 19 Mayıs 2006 tarihi itibariyle Anti-emperyalist , ulusal , halk kurtuluş direnişini başlatmıştır.Türkiye’nin her yerinde , emperyalist güçler karşısında vatan savunması adı altında oluşturulan direniş örgütlerimiz (İl temsilciliklerimiz) , her geçen gün mevcut kukla hükümete isyan eden Türk Gençliğinin katılımıyla güçlenmekte ve direnişimizi, milli mücadeleye dönüştürmektedir.   Sınırlı savaş stratejileri gereği , Ankara’da kurdukları kukla hükümet vasıtasıyla ülkemizi ele geçirmeye çalışan emperyalistler , Atatürkçü irade karşısında başarılı olamayacaklarını anlamış ve savaşı, Ankara-Kandil işbirliği kurarak cepheleri bölme girişimi ile farklı bir boyuta taşımıştır.Saldırdıkları pek çok ülkede uyguladıkları bu stratejinin ülkemizde başarılı olamayacağı , şanlı Türk tarihi tarafından teyit edilmektedir.Türk Ordusu’nun yanında, cephe gerisi mücadeleyi başarıyla sürdüren örgütümüz , siyaseti meydanlarda cesaretle icra ederek düşman üzerinde büyük bir baskı kurmuştur. Uzun süreceğini bildiğimiz bu savaşta , her geçen gün birliğini sağlamlaştıran ve mücadeleyi, farklı stratejiler üreterek geliştiren örgütümüz , emperyalist güçler ve onların kukla hükümetleri karşısında zafere bir adım daha yaklaşmaktadır.Savaşı kaybetme korkusuna kapılan emperyalistler ise savaşın şiddetini daha da arttırarak katliamlarına devam etmekte ve  battıkları pislik çukurunda son çırpınışlarını vermektedirler.Bütün varlıklarıyla ülkemize saldırmayı göze alamayan emperyalist-başı Amerika ise girdiği Ortadoğu çukurundan nasıl çıkacağının muhakamesini dahi yapamamaktadır.Kaybettikleri... Devamı

Manifesto Tadında Çuvala Bakış

2012-09-19 22:06:00

      Manifesto tadında bir yazı, diyor ki ‘Ortadoğu'da bir hayalet dolaşıyor - Emperyalizm hayaleti. Ortadoğu'nun tüm güçleri bu hayalete karşı kutsal bağlılık için ittifak halindeler, Barzani ile Gül, Tayyip ile Baharcılar, Mısır radikalleri ile Türk polisleri.’         Kitabın yazarı İsrail, esas oğlan Erdoğan.ABD film yapımcılığını üstlenmiş.İlk baskı Vietnam’da okunmadı pek, zarar büyük.Erdoğan halk tarafından sevildi tabi,yetenekli vesselam,iyi rol kesiyor.Filmi tutacak gibi..         Fakat bu sefer sıkıntı büyük, çekim alanına müsaade edilmiyor. Türkiye’de kafalarına çuval geçirenler var, bu çocuklar sanattan hiç anlamıyor.         Önce USS Ramage, şimdi de USS Suvillian .. Sırada kim var bilinmez, benim tercihim USS Barry.Hani şu Libya’yı kan gölüne çeviren gemi.İstek yapmış gibi olmasın ama sıraları geldi gibi ..         Neyse bırakalım geyiği, gelelim konumuza, Türkiye Gençlik Birliği. Türkiye’de mücadeleyi göğüsleyen en büyük gençlik örgütü.İnançları dışında hiçbir şeyleri yok.Amerikalılar gibi afilli çuvalları da yok tabi,bizimkilerin kullandığı un çuvalı,patates çuvalı, bir yerde hepsi öğrenci.         TGB’li gençler Amerikan askerinin peşini bırakmamakta ısrarcı.Haklı olarak tabi.Asıl ilginç olan,polisin bu çocukları rahat bırakmamaktaki ısrarı.Hadi olay çıkmasın,gösteriyi engelle de, ‘ Çocukları niye boğazlıyorsun hayvan ! ’  desen de suç olacak sanki ..         ... Devamı

SİSTEM KARŞITI HAREKETLERİN İRDELENMESİ

2012-09-19 22:03:00

      Dünya siyasi tarihinde mevcut sistem karşıtı hareketlerin ortak bir katalizör tarafından ivmelendirilmiş olduğu gerçeği, günümüz hareketlerinin ortak katalizörlerinin tespiti ve bu hareketlerin irdelenebilmesi bakımından önemlidir.1945 sonrası Vietnam, Cezayir ve Nikaragua gibi ülkelerde  verilen ulusal halk kurtuluş savaşları ve 1960 sonrası Vietnam’da,  Amerikan emperyalizminin sınırlarının tüm dünyaya gösterilebilmesi, 1968’de yaşanan sistem karşıtı hareketleri tetikleme görevini üstlenmiştir.         Gerçekte hiçbir ortak kökü olmayan ve farklı coğrafyalarda tezahür etmiş bu hareketler ortak bir ideolojiyi paylaşmışlar fakat farklı sonuçlara ulaşmışlardır.1970’li yıllarda Çin, Japonya, Türkiye, Meksika, Kuzey Amerika ve Avrupa’da ortaya çıkan sistem karşıtı hareketlerin yaşadığı pratikler ile bugünkü devrim teorileri şekillenmiştir. Amerikan emperyalizminin kanlı savaşlarına karşı Kuzey Amerika’da yükselen savaş karşıtı sesler, siyahların benliğini kazanma  mücadeleleriyle devam etmiş, Japonya ve Meksika’da öğrenci hareketleri yükselirken, sanayinin makineleşmesiyle sermayeyi yüksek zarara uğratabileceğini fark eden Avrupa işçileri ise mevcut kapitalist sisteme karşı hak arayışlarını yoğunlaştırmıştır. Bu dönemde Çin’de Kültür Devrimi yaşanmakta ve tüm dünyada kadın hareketleri giderek büyümektedir.Türkiye’de ise anti-emperyalist bağımsızlık mücadelesinin şerefli bayrağı 68’li öğrenciler tarafından taşınmaktadır.Ortak katalizörün, emperyalizme karşı kazanmış olduğu büyük zafer , bundan sonra gerçekleşen hareketlerin ilerici yönde gelişmesine sebebiyet vermiş ve aydınlanm... Devamı